Kia Orana!
(Merhaba, ya da tum guzellikler sizinle olsun!)
Onceden
herkesi bilgilendirdigim uzere, Babymoon- Bebek oncesi balayimizda, hic
gitmedigimiz, gormedigimiz turde bir yer olsun diye, komsumuzun tavsiyesiyle
Cook Islands (Cook Adalari)’nin en buyugu olan Rarotonga’ya gitmeye karar
verdik. Acikcasi adi da pek hosuma gitti, ne yalan soyleyim. Bendeniz zorlu
gecen ilk 3 ayimda ve sonrasinda hep bir kum- deniz tatili yapmak istedigimi
yineleyip durmustum. Tabi siz sevgili kuzey yarimkure okuyucularimiz, ordaki
sicaklardan sikayetci bir sekilde, buranin nasil da standart otesi soguk
oldugunuzdan bihaber oldugunuzdan, benim nasil bir ozlemle denizi andigimi
anlayamazsiniz J
Tercihimizi, hamilelik, saglik, hava kosullari, ucus sureleri, onceden
gittigimiz-gitmedigimiz yerler, merak ettiklerimiz ve butce gibi kisitlamalar
sonucunca, haritada bulmaya calistiginizda zorluk cekeceginiz bu guzide minik
adada 7 gun kalma karari alarak belirledik.
Bir acenta
ile anlasarak Yeni Zelanda Havayollarindan biletlerimizi aldik, otel
rezervasyonumuzu aylar oncesinden yaptik. 20 Temmuz Cuma gunu islerimizden
ciktigimizda ozgurduk! Yaay! 21 Temmuz Cumartesi aksam ucagi ile yola koyulduk. Gidiste 6 saat surecek olan-aktarmasiz
yol, donusle gozunu sevdigim ruzgar sebebi ile 8 saate cikacakti!
Gundonumu
cizgisinin ote yaninda kalan adada Avustralya’dan cok farkli bir zaman dilimine
gittigimizin farkina, oraya gitmeden cok kisa bir sure once vardik. 6 saat
doguya ucunca ileri olacagini dusundugumuz saat, 20 saat geri gitmesin mi??
Oraya vardigimizda, bize sabahin 7’sinden baslayan ikinci bir Cumartesi sansi
verilmis oldu. Artik bu sebepten midir, adada teknoloji ve medeniyetten uzak
bir hafta gecirdigimizden midir bilinmez, sanirsak 1 haftayi 2 hafta gibi
yasayiverdik J
Ada avucici
kadar, cevresi bir hare gibi resif kayaliklariyla cevrilmis, dolayisi ile
denizi havuz gibi olan, tropik yesilin binbir tonunu goreceginiz bir yer.
Yerlesim yerleri deniz kenarinda konuslandirilmis, iceri girdikce agaclar
siklasiyor ve daglar yukseliyor. Agaclar arttikca yesil tonlari cildiriyor,
Lost dizisini animsatiyor…

Ucaktan indigimizde bizi yasli bir amcanin canli
muzikle karsilamasinin yanisira, boynumuza otelin hediyesi mis kokulu cicekler
konuldu.
Otelimize vardigimizda haftanin sadece bir gunu- Cumartesi- olan adanin
pazarini ogrenince, odamiza bile yerlesemeden attik kendimizi pazara. Bana
Altinova pazarini animsatan yerde, cesit cesit hediyelik esya, yemekler, tropik
meyve ve sebzeler vardi. Meyvelerden sebil olani papaya ya da diger adi ile
pawpaw, star fruit (yildiz meyvesi) ve baldan tatli muzlar oldu. Tabiki
durmadim ve muzlardan aldim. Bilen bilir, meyvenin hamina duskun ben gidip
yesil muzlari aldigim icin 2 gun sonra sarardiklarinda mideye luplemeye
basladim. Adanin tek gecim kaynagi turizm oldugu icin, Pazar yerinde marifetlerini
gostermekten geri kalmadi Cook halki.
Kisaca
bilgi vermek gerekirse, Polenezya’da- yani Hawaii, Fiji ve Yeni Zelanda
ucgeninin icine dusen adalarda yasayan insanlarin, 9 adadan olusan Cook
Adalarinda yasayan kismindakilere Cook Mauri’leri deniyor. Ozunde kabile olan
Mauriler, Yeni Zelanda Maurilerinden farkli bir dil konusuyorlar. Ancak ortak
noktalari savasci bir kabile olmalari. Aslina bakarsaniz tipleri de hani TR’ye
geldiklerinde Demirel’e haka dansi yapan tiplerden pek farkli degil. Bundan 100
yil oncesinde, dusmanlarini oldurdukten sonra dusmanlarinin tum guclerini almak
icin onlari yeme gelenekleri oldugunu ogrenmek, tipleri de karsimizda gorunce
pek ic acici olmasa da, simdilerde tercihlerini biftek ve baliktan yana
kullandiklarini bilmek bizleri rahatlatti J Hayatimizda ilk kez bir vahsi
kabile kulturune yakindan sahit olmak, yenmedigimiz surece!!!! guzel bir
tecrubeydi…

Ogleden
sonra odamiza yerlestigimizde, teknolojiden cok uzakta oldugumuzun, tv de
sadece 1 kanal oldugunu ve onun da haber kanali oldugunun farkina varinca,
olmusken bari tam olsun dedik ve internet de almadik. Ilk 2 gun benim buna
alismam zaman alsa da sonunda bal gibi de alistim! Kaldigimiz villa tahminimden
biraz daha az lukse sahip olsa da, ihtiyacimizi karsilayan herseyi
icermekteydi. Tatli kizimizin gelmesinden onceki son basbasa tatilimiz
oldugundan, bazi beklentilerimi Roratonga icin yuksek tuttugumu zamanla
anladim.

Ada halki da belli ki ozunu terk edip super modern olmak istememis. Ihtiyacimizi
karsilayacak hersey vardi ancak olabilecek en primitif haliyle.. Aksam
oldugunda, bundan sonraki gunlerde kahvaltilarimizi yapacagimiz Oceans restoranda
ilk yemegimizi yedik ve muhtesem otesi rahat yatagimizda uykuya daldik.
Bir aksam gittigimiz ayni restoranda ilk yerel gosterimiz izledik.
Ben her
zamanki gibi bu tombik gobegi rahat etirmek icin sekizbin yastikla yattim.. Bir
tatilde olabilecek en guzel sey rahat bir yatak ve yastik.. cok sukur o da
vardi J
Ertesi
gunumuzu otelimizin onundeki lagunda gecirdik. Gurol’cum oncu kuvvet olarak
olarak atladi suya ve resifin haritasini cikariverdi.
Ardindan ben katildim
ona.. Bu sefer sualti kameramiz yoktu ve gordukerimiz bize kaldi, ancak
muhtesem guzellikte baliklari bir kez daha kovalama firsatimiz oldu.
Cairns kadar
cesitlilik olmasa da, insanin daldiginda resif kayaliklari ve renkli baliklar
gormesinden guzel baska ne olabilir degil mi? Belki denizden cikinca sizi
karsilayan hindistan cevizi agaclarinin ruzgarda hisirtisi, rengarenk tropikal
meyveli kokteyllerle serinlemek, acik havada, dingin ruzgar esliginde size
masaj yapilmasindan baska..
Bir sure
sonra kendimizi Roratonga saatine teslim ettik. Gunlerin birinde muhtesem
arabamizi kiraladik ve dag tepe demeden adayi turladik. Sanmayin ki
saatlerimizi aldi J Dura kalka dura kalka iki kez donduk sanirim
adayi 1 gunde. Her buldugumuz dukkanda durduk, gidebilecegimiz yerler hakkinda
bilgi almaya calistik. Salele dediler gittik gorduk.
Biz en cok onerilen koy yasantisini da gormeye gittik. Bir aksamustu Te Vara Nui koyunun araci gelip bizi aldi ve muthis bir aksam gecirecegimiz koye goturdu. 2 saate yakin bir sure cok orjinal bir kabile yasantisina sahit olduk.
Hersey ozune uygun yapilmis koye - gelenege uygun
yolla- yani savasci naralariyla girdik, gecmiste bitkilerle nasil ilac
yaptiklarini, nasil evlerde yasadiklarini, nasil hindistan cevizi agacinin
yapraklariyla sepet, oyuncak, taki, kiyafet yaptiklarini, Vaka isimli ozel
kayiklariya nasil balik avladiklarini ogrendik. Ardindan lokal sebze
meyveleriyle yaptiklari yemekleri yedik ve gecenin en harika kismina yani dans
gosterilerine geldik.
Bir saatten fazla suren gosteriyi nefeslerimizi tutarak
izledik. Agac kovuklariyla yaptiklari perkusyon aletleriyle ve ukalelelerle
danscilara eslik ettiler. Gorulmeye deger bir gosteri idi. Tum bu eglence
sirasinda ayni masada oturdugumuz guzel insanlarla, keyfli sohbetler yapmayi da
ihmal etmedik.
Gunlerden baska
bir gun de, Kaptan Tama’nin sallari ile Muri Adasina gittik. Oncesinde uzunca
bir sure, otelimizin onundekinden daha zengin resifleri ve baliklari izledik.
Ardindan ogle yemegimizi yerken, bize balikci adalilar gosterilerini yaptilar.
Sarong denen, bizim bildigimiz pareo’larin nasil binbir cesit baglama yontemi
oldugunu, aslinda hindistancevizini kirmanin hic de zor olmadigini, agacina
cikmanin da oranin insanlari icin cok kolay oldugunu gozlerimizle gorduk.
Neyseki kadinlarin cikmasi yasakmis, ay yoksa kendimi atacaktim bir agaca J J
E tabi
insan hamile haliyle o kadar yuzerse, ayni gunun aksami ve ertesi gunu biraz
hasta gecirilirmis… Ogrendik! Buraya kadar gelmisken bir ada hastanesi gormeden
gidilmez degil mi ama!! Gorduk! Hastane gorunumlu saglik ocagi… Bir ara bana
kabile ilaci mi verirler diye dusundum. Yok yok anam babam usulu paracetamol
beni rahatlatti, Bu sure boyunca tatli kizimizin tekmeleri, onun acisindan
herseyin yolunda oldugunun bir isareti oldu. Icimiz rahatti.. Tatilimizi 55NZD
cikis vergisi!!!! odedigimiz kucuk Rarotonga havaalanindan ucaga binerek
sonlandirdik.
Son dakika
mide sorunum haricinde hersey keyifli ve bir o kadar da degisikti. E artik bir
sonraki gezimizi yapmak icin artik kizimizin gelisini
bekliyoruz…
Herkese iyi
tatiller!