
Keyifli anı ve resimleri biriktirip yazayım derken, hic beklemedigim bir haberle sarsıldım 8 Kasım Pazartesi sabahı.. Sevgili teyziscim rahtsızlanmıs ve hastaneye kaldırılmıştı. Çarsamba gunu de, midelere oturan haber geldi. 10 Kasım gunu, tum ozel gun kıyafetlerimin yaratıcısı, cay arkadaşım, alısveris sonrası simit ayran keyfinin vazgecilmez uyesi, emektar teyzisimi kaybettim. Hala dedigime ve yazdığıma inanamıyorum. Su ana kadar gülerek gecirdigim DownUnder gunlerime en buyuk darbe teyzemden geldi :(
Uzakta olmak, yepyeni insanlarla tanışmak, hayata başka bir acidan bakmak bir yana durdu 10 Kasım gunu, orda dura kaldı. Ankara’da genis ailem teyzemi uğurlarken, bense burda yapayalnızdım aklımda binlerce anıyla… Aklıma siradan bir gunde gelmeyecek, teyzisimle dolu anılarım, tum ayrıntısı ile gozumun onunde canlanıverdı. Anlatmaya calıssam da, olmadı hic istedigim gibi. Bogrume cok agır bısey oturdu… Sanırım kolay kolay kalkmayacak.
Fiziksel olarak Sydney, ruhsal olarak Ankara saati ile yasadım gectigimiz haftaları, cok zordu. Kapanısımı yapamadım. TR de bile zaman alacak kapanış, bakalım burda ne kadar sürecek.
Yazarken gözyaşlarımı tutamıyorum, cok sey var anlatacak da, kelimeleri seçmek zor!. Kısa kesiyorum…
Bana kalan güzel anılar, emek verilmis, ozenle dikilmis kıyafetler, caylı-sigaralı sohbetlerın anısı, burunlarda soba komuru kokusu, sonradan yemeklere eklenen tuzlar :) bakinca kendisini gorebilecegim 3 tane kuzen ve Naside’nın meşhur kurabıye tarifi var…
Bir sonraki gorusmeye kadar, Güle güle Nasidisko, seni cok ama cok ozleyecegim…